BARBAROS HAYREDDİN PAŞA

1478-1546

Osmanlı devletinin en başarılı Kaptan-ı Deryası’dır. Doğum tarihi hakkında kesin bir bilgi olmamakla beraber 1470 li yıllarda Midillide doğduğu rivayet edilir. Vardar  yenicesinden  Yakup ağanın dört oğlundan biridir.

Bu yazıda Barbaros Hayreddin Paşa’nın hayatına kısaca değinilecek ve geçen günlerde bir konserde Paşa’nın mezarına yapılan saygısızlık ele alınarak değerlendirilecektir.

Denizcilikte İlk Yılları

Gençlik yıllarında Rodos adasının korsanları tarafından esir edildi. Denizciliğe asıl atılımının nedeni de buydu. Rodos adasındaki esaretinden kurtuldaktan sonra daha önceden bu mesleğe atılmış olan ağabeyi Oruç Reis’e katıldı. İlk zamanlar Akdeniz kıyılarına akınlar düzenleyip, önemli ganimetler elde ettiler. Denizciliğin ilk yıllarında Cebre adasını üst olarak kullandılar; sonrasında, ele geçirdikleri ganimetlerin beşte birini  vermek şartı ile Tunus Sultanı Muhammed ile anlaşarak, bir liman kalesi olan Halk-ül vad’e yerleştiler. Ceneviz, Fransız ve İspanyollara karşı önemli başarılar kazanmalarının  yanında bu başarı onlara şan ve şöhreti de getiriyordu.

Osmanlı Devleti İle Tanışması

Denizcilik bir korsanlık işiydi. Gayr-i resmi bir şekilde gelişen korsanlık faaliyetleri, Osmanlı denizciliğinin gelişmesinde büyük katkılar sağladı. Osmanlı denizciliğin gelişiminde serbest denizcilikten yetişmiş korsanları aramak gerekir bunlara örnek olarak Osmanlı denizciliğinin zirvesini temsil eden; Kemal, Burak ve Hızır reis (Barbaros Paşa) verilebilir. Hızır reisin Osmanlı devleti ile tanışması Yavuz Sultan Selim han zamanına rastlar. Hızır ve Oruç reisler  1516 yılında ele geçirdikleri yüklü bir gemiyi Yavuz Sultan Selim’e hediye olarak gönderdiler. Bu hediyeyi karşılıksız bırakmayan Yavuz Sultan Selim onlara verdiği desteğin bir ifadesi olarak çeşitli armağanlar yolladı.

Korsanlıktan Beylerbeyliğine

Sonrasında Hızır ve Oruç reislerin abisi olan İshak reis’te aralarına katıldı. Güç kazandıkça korsanlıkla yetinmeyip Kuzey Afrikada toprak edinmeye başladılar. 1516-1517 yıllarında İspanyol ve Cenevizli istilacılarla savaştılar  bu savaşlar sonucu Tenes, Tlemsen ve Oran şehirlerini ele geçirerek Cezayiri denetim altına aldılar. Fakat İspanyollara sığınan Tlemsen Beyi bir sene aradan sonra karşı bir saldırıda bulundu, yapılan savaşlar sonunda Hızır reisin kardeşleri İshak  reis ve Oruç reis şehid oldu. Kardeşlerinin ölümünden sonra mertlik ve ustalığı ile bir süre daha tek başına Cezayir topraklarında tutunabildi. İlerde olası bir saldırı olacağını anlayan Hızır Reis, Yavuz Sultan Selim’e bir heyet göndererek topraklarının Osmanlı hakimiyetine kabulünü diledi. Bununlada kalmayarak Osmanlı Sultanı adına para bastırıp hutbe okutarak bağlılığını bildirdi.Bunun üzerine Yavuz  Sultan Selim Hızır Reisi Cezayir Beylerbeyi olarak atadı gelen heyet ile birlikte 2.000 kişilik bir yeniçeri kuvveti ve top gönderdi. Hızır reis Cezayir Beylerbeyi olarak Akdenizde ve Kuzey Afrikada İspanyollara, Cenevizlilere  ve Fransızlara karşı Osmanlı devleti adına önemli zaferler kazandı şanına şan kattı. Artık yegane amacı “I’LAY-I KELİMETULLAH” idi Akdenizdeki Türk ve Müslüman denizciler onun emrine girmek için birbirleri ile yarışır durumdaydı öyleki, kısa zamanda 40 parçalık bir donanma kurulmuştu.

Kaptan-ı Deryalığa Giden Yol

1533 senesinde Kanuni Sultan Süleyman tarafından İstanbul’a çağırılır. Mükemmel bir donanma ile İstanbul’a doğru yola koyuldu. Çağrılış amacı ise Alman seferi sırasında Andrea Dorianın  Mora kıyılarına saldırması  Osmanlı Devletini güç durumda bırakmıştı donanmanın başında tecrübeli bir komutanın bulunması zorunluydu. Kanuni Sultan Süleyman tarafından Hızır Reise Hayreddin adı verildi ve Osmanlı donanmasının başına Kaptan-ı derya olarak atandı. Görev süresi boyunca devlete çok büyük hizmetlerde bulundu. Hayreddin paşa 1534 te Akdeniz’e açıldı İtalya kıyılarına daimi seferlerde bulundu  Tunus’u 1535 yılında kısa bir süreliğine feth etti. 1536 yılında ikinci bir Akdeniz seferine çıktı Ege denizindeki Venedik adalarının tümünü feth etti. Elde ettiği en büyük başarı kuşkusuz haçlılara karşı yaptığı Preveze deniz savaşıdır. Bu zafer sonra Akdenizdeki Osmanlı egemenliği tam anlamı ile sağlanmış bulunuyordu. 1543 te Nice’i feth ettikten sonra İstanbul’a geldi 1546 senesinde vefat etti.

Preveze

Preveze deniz savaşına ait bir görsel

                                  Preveze Deniz zaferi (1538)

                            Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?

                                Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!

                               Adalar`dan mı? Tunus`dan mı, Cezayir`den mı?

                              Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi

                            Yeni doğmuş aya baktıkları yerden geliyor;

                           O mübarek gemiler hangi seherden geliyor?

Osmanlı Hizmetinde Katıldığı Savaşların Kronolojisi

  • 1519 Hızır Reis, İspanya donanmasını bozguna uğrattı.
  • 1520 – 1525 yılları arası Akdenizin Avrupa kıyılarını vurarak büyük ganimetler elde etti.
  • 1530’ da Cezayiri yeniden ele geçirdi.
  • 1534’ te Akdenize açıldı ve İtalya kıyılarına seferler düzenledi.
  • 1534’ te Tunusu ele geçirdi.
  • 1536’ da daha güçlü bir donanma ile İtalya kıyılarına saldırdı.
  • 1536 Ege denizindeki bütün Venedik adalarını feth etti.
  • 1538’de Preveze deniz savaşında haçlı donanmasını yendi.
  • 1543’te Fransız donanması ile birleşerek Kutsal Roma Germen ittifakını yenerek Nice’i aldı
barbaros-hayrettin-pasa-nin-sancagijpg

Barbaros Hayreddin Paşanın Sancak Nişanı

Denizciler için hayati önem taşıyan rüzgarın Süleyman Aleyhisselamın emrine verildiği için zülfikarın iki ucunda Süleyman Aleyhisselamın yıldızı bulunmaktadır.

Şahsiyeti Ve Osmanlı Tarihindeki Önemi

Osmanlı’nın denizlerde mutlak hakim ve zirvede olduğu dönem Barbaros Hayrettin Paşanın Kaptan’ı Deryalık yaptığı dönemdir. Onun çabaları ve cihad aşkı sayesinde Akdeniz ve Kuzey afrika kıyılarında mutlak bir şekilde Osmanlı hakimiyeti artmıştır. Üstün bir savaşçı yeteneğine sahipti öyleki Avrupalılar çocuklarını Barbaros geliyor diye korkuturlardı. Kuşkusuz bu kadar yetenekli ve tecrübeli olmasının nedeni korsanlıktan yetişen bir kaptan olmasıdır.

turbe

Beşiktaş’ta Bulunan Türbesi

Ölümüne “ Mate Reisü’l-Bahr=953 “ (Denizin reisi öldü) sözü tarih düşürülmüştür.

Ve günümüzde O’na verilen değer…

Yukarıda da tanıtmaya çalıştığımız üzere Barbaros Hayreddin Paşa, derya üzerinde Osmanlı Devleti’ne sayısız başarı kazandırmış ve bu başarılarla Müslüman ve Türk dünyasını sevindirmiş; kendi nezdinde Osmanlıyı denizlerde tek hakim kılmıştır. Askeri başarılarının yanında İstanbul’da bir de medrese açtırarak ilme ve ilim insanının yetişmesine de verdiği önemi ortaya koymuştur. Bunların yanında denizcilikteki önemi onun yaşadığı dönem ile sınırlı kalmamış ve etkisini günümüzde bile sürdürmüştür. Öyle ki;  Osmanlı devletin’in Kaptan Paşaları, hilatlerini Barbaros’un Beşiktaş’taki türbesinde giyer;  sefere veya tatbikata çıkan her Türk gemisi, türbesinin önünden geçerken  top atışıyla Barbarosu selamlayarak Paşa’ya ve yaptıklarına saygılarını göstermiş ve göstermektedirler.

Peki  Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa acaba insanlarımızın gözünde nasıl görünmektedir ki insanlarımız bir konser uğruna onun o hatıralarla ve başarılarla dolu kabrini ayaklar altına alırlar..? Elbette amacımız burada konseri veren sanatçımızı kötülemek değil. Ama bizim gibi şanlı bir tarihe sahip insanlar, ecdadıdını ve yaptıklarını nasıl da bilmez, ayaklar altına alarak nasıl bu kadar  önemsemez davranabilirler..? Sebebi belki eğitim, belki kişisel bilinçsizlik belki de tarihimize ve değerlerimize sırt dönmek olabilir. Sebep her ne olursa olsun bu milleti oluşturan fertler olarak bu durum bizleri çok üzmüş, kalplerimizde derin yaralar açmıştır. Umarız sanata ve sanatçıya hayran olup bunu yapan insanımız tarihe ve milletlerin kaderine yön veren ve askeri ile ilmi kişiliklere sahip bu kişilerimize de gereken önemi verirler. Yoksa boşuna dememişler geçmişini bilmeyen geleceğini de bilemez diye. Ve bu yazımı Paşa’nın şu sözüyle noktalamak istiyorum: ”Her kim Al-i Osman’dan dua alırsa, şüphesiz tuttuğu iş kolay gelir. Zira onlar bir ulu ocaktır. Kim onlara yan bakarsa başı aşağı olur.”

Vesselam..

Barbaros hayreddin paşa


 

Bibliografya

Miroğlu İsmet “Barbaros Hayreddin Paşa”, Rehber Ansiklopedisi, Cilt no 2 ( İstanbul: İhlas Matbaacılık 2001),  S:245-246

Turan Şerafettin “ Barbaros Hayreddin Paşa” İSAM, Cilt no 19 ( İstanbul: 1992) S:67

Öztürk Yücel, Osmanlı Tarihi I, Sakarya : Sakarya Yayınları 2014

Yazar Hakkında

Enes Ünlü

Enes Ünlü

Sakarya üniversitesin'de Tarih bölümü okumaktayım..
Tarih alanında makaleler yazıyorum

Yorum Yaz