Bataklık Arapları

Yeryüzüne ayak bastığından beri insanoğlunun temel uğraşısı var olabilme mücadelesi olmuştur. Mağarayı bulmuş sığınmış; yaşadığı taş oluğun içinde taşları kullanmayı öğrenmiş; buralardan çıkıp doğayı görmüş tanımış; et’den ot’lara kadar yemek menüsünü çeşitlendirmiş; tarıma başlamış; geliştikçe gelişmiş; sonunda uçsuz bucaksız şehirleri kurup bedenin sorumluklarını makinelere vermeye başlamıştır. Nereden nereye … Kuşkusuz insanoğlunun var olabilme mücadelesi sadece kendini doyurarak ayakta kalma çabası şeklinde değildir. Bunun yanında ayakta kalabileceği, uyuyabileceği yerler bulmak, inşa etmek temel hedeflerden olmuştur. Ve de insanoğlu sadece bireylere özgü olan parmak ve dil izleri misali farklılığı zihinlerdeki fırtınalarla birleştirmiş; durmamış yılmamış oturup kalmayıp göç etmiş; umudun yeşerebildiğini gördüğü buzulların üstünden ağaç tepelerine kadar her yere yerleşmeyi başarmıştır. Böylece bir puzzle’ın her bir farklı parçası gibi bizleri büyüleyen çeşit çeşit yerleşim tarzları ortaya çıkmıştır.

Kuşkusuz bu aile içerisinde yazım serüvenine girdiğimizden beri amacımız kendi bildiklerimizi paylaşabilmek, tabiri caizse bilginin de zekatını vermeye çalışmaktır. Bu vesile ile yukarıda da değindiğimiz üzere; insanoğlunun yerleşim arayışı ile ortaya çıkan ve komşu sınırlar içerisinde yaşayan Bataklık Arapları’nı konumuz olarak belirledik.

Bataklık Arapları Şattül Arap nehri etrafındaki bataklıklarda yaşayanlara denir. Şattül Arap ise kaynağını bizim ülkemizden alan Fırat ve Dicle nehirlerinin Basra Körfezi’ne dökülmeden önce birleşip tek bir su halini alan nehre denir ve anlamına Arap Çarpışması’dır. Bataklık Arapları buralarda beş bin yıldır yaşamaktadırlar. Yerel olarak burada yaşayan insanlara ‘Madan’ evlerine de ‘Mudhif’ adı verilmektedir. Evler tamamiyle sazdan yapılma olup tahta, cam, çivi gibi yapı aletleri kullanılmamaktadır. Bataklık Arapları balıkçılık yapıp, pirinç ve buğday-arpa yetiştirmektedirler. Ayrıca da su buffaloların sütünden peynir elde ederlerdi.

1 Bataklık Arapları

İnsanoğlu ne kadar güzel şeyler yapsa da bir o kadar da yanlış işler yapmakta. Bataklık Arapları’da zaman içinde bunu yaşamış ve Saddam’dan nasibini almıştır. 1991’deki Körfez Savaşı’ndan kendisine karşı ayaklanan ve buralarda gizlenen Şii’leri unutmayan Saddam; bataklıkların su kaynaklarını bentlerle keserek buraları çölleştirmek istemiştir. Böylece binlerle ifade edilen yıllar boyunca burada yaşayan insanlar göç etmeye başlamış, yüzbinler onbinler basamakları silinerek sadece bin dolaylarında insan kalmıştır. Ve giden bu insanlar gittikleri yerlerde yardıma muhtaç hale geldiler. Belki de Amerikalıların aradığı kitle imha silahları buydu !

Saddam sonrasında eskiye dönüş yolunda adımlar atıldı. Bentler yıkılarak su seviyesi arttırılmaya başlandı ve eski seviyenin yarısına ulaşıldı. Ama hala sağlık, eğitim gibi temel ihtiyaçlar çok uzakta.

Kim bilir şu fani hayatta daha ne kadar göçüp giden kültürlerin ardından bakacağız.

ll lk Bataklık Arapları

Yazar Hakkında

Ahmet Suat

Ahmet Suat

Mesleki olarak coğrafya bilimi ile uğraşmaktayım. Ve bunun yanında her zaman meraklısı olduğum genel kültür ile ilgili ufak şeyler karalamaktayım....

1 Comment

  • Ahmet Bey, ilginç bir konuya temas etmişsiniz ama, yazı yarım kalmış. Hatta daha giriş cümlelerinde iken bitirmişsiniz gibi. Yazınızı tamamlamaya ve bir noktaya bağlamaya davet ediyorum Sizi. İyi çalışmalar dilerim…

Yorum Yaz