İletişimde bir teşekkürün bile ne kadar mühim olduğunu, aile hayatımızdan iş hayatımıza kadar her alanda ne derece etkili olduğunu geçtiğimiz iletişime giriş: teşekkür ederim adlı yazımızda anlatmaya çalışmıştık. Şimdi de iletişim kurarken gerek beden dilimizin, gerekse sözcüklerimiz ve vurgularımızın ne denli önemli olduğundan bahsetmek istiyorum. İletişim halinde olduğumuz insanlarla daha sağlıklı bir ilişki kurabilmek için öncelikle dikkat etmemiz gereken şüphesiz fiziki görüntümüz. Bu kısımda sadece görüntümüzle sınırlı değil, konuşma esnasında hareketlerimizle karşı tarafın bilinç altında bırakacağımız izlenim de çok mühim.

Yapılan bir araştırma, bir çalışma ortamında karşılaşan ve birbirleriyle konuşmayan iki bireyin ilk iki dakikada birbirleri hakkında fikir sahibi olabildiklerini gösteriyor. Peki konuşarak iletişime henüz geçmemiş iki birey bu kadar kısa zamanda birbirleri hakkında negatif yada pozitif fikirlere nasıl sahip olabiliyor? Tabi ki görünüşümüz ve beden dili diye tabir ettiğimiz hareketlerimizle. İletişimde karşımızdaki insana bırakacağımız izlenimde en büyük pay beden dilimiz. Sağlıklı bir iletişimde yüzde 10 kurulan cümleler ve kullandığımız sözcükler, yüzde 30 ses tonu ve vurgularımız, yüzde 60 iletişim esnasında ki beden dili, hal, hareket ve davranışlarımız etkili oluyor. Hal böyle olunca etkisi en yüksek olan beden dilimizi pozitif kullanabilmek de, çevreye davranışlarımızı ve bu orandada başarımızı arttırıyor. Emir kipiyle konuşmak yerine rica ederek söylemek arasında bir kelimelik bir fark var belki ama söyleyişteki değişiklikten dolayı aslında bu durum birçok şeyi farklı kılıyor. Yapılan bir araştırmada iş yerindeki bir yetkili belirli bir zaman periyodunda çalışanlarından içecek bir şeyler isterken, “Bir çay getir!” şeklinde emir kipiyle istekte bulunuyor.

communication (1)

Çalışanlar üzerinde yapılan araştırmada yönetici hakkında son derece negatif düşünceler dile getiriliyor. Sadece düşünce olarak değil bu çalışanların performansı ve başarılarınıda etkiliyor. Farkı farket! Aynı iş yerinde, aynı yönetici bu defa bir süre, “Bir çay alabilirmiyim” diyerek istekte bulunuyor. Tabii bu arada istek hem vurgu ve tavırlar hem de sözcüklerin seçimi daha farklı bir aktarımla gerçekleşiyor. Bununla birlikte çalışanların görüşleri de yüzde 77 oranında degişerek, yönetici hakkında ki düşünceleri pozitif yönde farklılık gösteriyor. Bunun gibi örnekleri çoğaltabiliriz. İş hayatımızda ya da aile hayatımızda karşlaştığımız sorunları gözden geçirdiğimiz zaman sebeplerin aslında bu saydığımız iletişimin temel argümanlarından birinin eksikliğinden kaynaklandığını görürüz. Söylediğimiz bir cümlenin içinde kullandığımız bir sözcük, söylerken yapılan bir hareket ve sesimizin kontrolü, vurguları düzgün yapabilmemiz bizim çevremizle olan ilişkilerimizi ne kadar etkilediğini görebilmek, bir süre kendimizi yukarıda bahsettiklerimiz üzerine kontrol ettiğimizde işten bile değil.

İşte bu sebepten hayatımızda başarmak, başarılı olmak için iletişim kadar iletişimin yan argümanlarına da ihtiyacımız olduğu gerçeğini göz ardı etmezsek daha mutlu ve huzurlu bir hayatımız olacaktır. Dilimizle söylediğimiz kadar vücudumuzla ve hareketlerimizle ifade ettiklerimiz de çok mühim. Çevremize pozitif enerji yaymak, hayatımızda sürekli başarılı olmak için iletişime geçin!20140421-Business-communication

Yazar Hakkında

Süleyman Sirkecioğlu

Süleyman Sirkecioğlu

İletişime 20 yılını vermiş bir iletişim uzmanı.
Çalışmaktan yorulmayan bünye. Okur ve yazmaktan zevk alır.

Yorumlar

Yorum Yaz