Kılıç Kuşanma Töreni

( Taklide – Seif )

Osmanlı Devletinin kuşkusuz devlet geleneklerinden en görkemli olanlarından birisi padişahların kılıç kuşanma  merasimidir. Bu törenlerde her inceliğin, hareketin bir anlamı vardır aşağıda bunların nasıl icra edildiğini ele alacağız.

Pâdişâhın tahtı Bâbüssaâde denilen Ak Ağalar Kapısı önünde kurulurdu. Bundan sonra, dârüssaâde ağası, silahdar ağa ile birlikte yeni pâdişâha giderek onu babasından, amcasından veya ağabeyinden boşalan tahta dâvet ederdi. Bundan sonra yeni pâdişah, Has Oda önündeki demir kapıdan çıkarak Taht Odası’na geçer, burada Hırka-i Saâdet yanında iki rekât namaz kılarak şükrederdi. Daha sonra cülus törenine gitmek üzere, saltanat alâmeti olan Yusûfî destar ve samur erkân kürkü giyen pâdişah, dışarı çıkarak Bâbüssaâde önünde kurulu tahta oturur ve merâsim başlardı. Kânun gereği sırasıyla; nakîbüleşraf, Kırım Hanzâdesi, saray ağaları ve rikab ağaları ile kapıcıbaşı ağalarının tebriklerinden sonra, şeyhülislam efendi kısa bir duâ yapar ve biat ederdi.

Biat merâsimi, mataracıbaşının biat edişine kadar devam ederdi. Biat merâsiminden sonra, yeni hükümdar, huzurda bulunanları selamlayarak Has Oda’ya geçerdi. Burada biraz dinlendikten sonra, vefat eden pâdişâhın cenâze namazına katılırdı. Cülus töreni, kılıç alayı ve türbe ziyâretleriyle tamamlanırdı.

Osmanlı padişahlarının “Kılıç Kuşanma Töreni” için Topkapı Sarayı’ndan Eyüp’e törenle gidilip,dönülmesine “Kılıç Alayı” denirdi. Uygulama ilk olarak Osman Gazi’nin kayın babası Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye kılıç kuşandırmasıyla başladı. Bu kılıcın kuşanması, padişahın tahta çıkmasından 2 hafta içerisinde yapılmak zorundaydı.Alayın yapılacağı gün,Top Arabacıları, Topçular, Cebeciler ve Yeniçeriler iki taraflı saf halinde Saray’ın birinci avlusunda beklerlerdi. Tüm devlet erkanı ile birlikte Eyüp’e doğru yola çıkılırdı. Alay Eyüb’e vardıktan sonra, Eyüpsultan Türbesi’ne deniz yolu ile gelecek olan Padişahı beklemeye başlardı. Padişahlar, Sinan Paşa köşkünden üç fenerli saltanat kayığına binerek maiyetlerinde silahtar, çuhadar, rikabdar ve diğer Saray ağaları olduğu halde Eyüp’e hareket ederlerdi. Padişahlar Eyüp’te Bostan İskelesi’nde saltanat kayığından inerken Sadrazam Padişahın sağ, Darüssaade Ağası ise sol koltuğuna girerlerdi.

osmanli7iftesaltanatkay

Saltanat kayığı Eyüp yolunda

Karaya çıkıldıktan sonra, önceden hazırlanmış bir konağa gidilerek dinlenilir, öğle namazı kılınır ve öğle yemeği yenilirdi. Daha sonra Padişah at üstünde olmak üzere tüm devlet erbabı, Eyüp sultan Türbesi’ne hareket ederlerdi. Bu sırada çubukçu denilen görevliler halka para saçarlardı. Padişah türbeye girdikten sonra Sadrazamı, Şeyhülislamı ve Yeniçeri Ağası’nı yanına çağırır; Şeyhülislam dua eder, ardından Padişah iki rekat namaz kılardı. Namazdan sonra da şeyhülislam Padişaha kılıcını kuşatırdı. Türbe içinde bu tören yapılırken, Eyüp camisi’nin  dışında  kurbanlar kesilir etleri halka dağıtılırdı. Bu tören çok sembolikti: Öncelikle yeni padişahın kılıç kuşanarak bir savaşçı olduğunu göstermesi açısından önemliydi.

cülus töreni

Kanuni’nin cülusunu tasvir eden bir minyatür

Cülus töreni ile kılıç alayını birbirine karıştırmamak lazımdır cülus, kılıç alayından yaklaşık 1 hafta önce yapılırdı. İlk cülus dağıtan Padişah 1389 yılında Yıldırım Bayezittir. Fatih Sultan Mehmet zamanında kanun haline getirilmiştir. Tahta çıkan her Padişahın; “Kullarımın bahşiş ve terakkileri makbulümdür,verilsin” suretinde bir belgeyi onaylaması gerekiyordu.

Kılış kuşanma

Abdülmecit’in Kılıç Alayı

Bazı Padişahlar Eyüp’e karayolu ile gitmişler ve Fatih’in türbesini gidiş sırasında ziyaret etmişlerdir. On yedinci yüzyılın yarısına kadar dönüş sırasında bütün geçmiş Padişahların, yarısından sonra ise sadece Fatih’in türbesi ziyaret edilmiştir. Ayrıca, gidişte ya da dönüşte Şehzade camii’nin önünden geçilirken mutlaka Yeniçeri Ocağı’nın Birinci Cemaati’nin odası ziyaret edilir, Padişah yeniçerilerin sunduğu şerbeti içer ve şerbet kabını altınla doldurarak geri gönderirdi. Kılıç Alayı Padişahın saraya dönüşü ile son bulurdu.

19. yüzyıl sonlarına kadar Müslüman olmayan temsilcilerin Eyüp Camii’ndeki töreni izlemesi yasaktı. Yabancı temsilciler ilk defaV. Mehmed Reşad’ın kılıç kuşanma törenini izledi. 10 Mayıs 1909 tarihinde düzenlenen törene, imparatorluk içindeki mevcut tüm dini toplulukların, özellikle Rum Patriği, Baş Haham ve Ermeni Kilisesi’nin temsilcileri katıldı. V. Mehmed’in kardeşi ve halefi VI. Mehmed Vahdeddin, törenin filme çekilmesine izin vererek daha da ileri gitti. VI. Mehmed’in son Osmanlı padişahı olmasıyla kılıç kuşanma töreni son buldu.

Yazar Hakkında

Enes Ünlü

Enes Ünlü

Sakarya üniversitesin'de Tarih bölümü okumaktayım..
Tarih alanında makaleler yazıyorum

1 Comment

Yorum Yaz