14.yüzyılın sonlarında doğmuş Uluğ Bey; Türk ve İslam dünyasının yetiştirdiği önemli bilim adamlarındandır. Uluğ Bey bilimin, bilmenin, bilenlerin peşinde olmuş; kendisini bilimin ve bilmenin tadına varınca bir daha bırakılamayan ilim rüzgarına kaptırmış ve hayatını bu üzere şekillendirmiştir. Uluğ Bey şüphesiz ünü çağımıza kadar gelen bir bilim adamı olmasının yanısıra; aynı zamanda bir Türk sultanı olup, devlet yönetmiştir. Dedesinin babası olan Timur Han’ın kurduğu ve son demlerini yaşayan, tarihe karışacak olan devletin hükümdarlığını yapmıştır.

Yazının başlığında da işaret edildiği üzere Uluğ Bey her ne kadar bir bilim adamı, bir sultan olsa da; O’da devletleşmelerin başlangıcından kabaca 19.yüzyıla gelene kadar süren monarşik devlet yapılanmasının bir kurbanı olup; oğluyla girdiği taht mücadelesi neticesinde tahtını ve canını teslim etmiştir. İçerik olarak her ne kadar tarih kategorisine ait bir yazı olarak algılansa da, yazı konusunu tarihten almakla birlikte bir bilim adamı portresi ve tahtın cilvesinde yitip giden bilimin öyküsünü vermeye çalışmaktadır. Dolayısıyla yazıda ilk önce Uluğ Bey’in bilimsel yaşamına değinilecek ve oğlu Abdullatif ile olan taht mücadelesi anlatılmaya çalışılacaktır.

Uluğ Bey 1393/94’de Azerbaycan’da doğmuştur. Henüz 16 yaşında Maveraünnehir ve çevresinin yönetimi kendisine verilmiştir. Uluğ Bey astronomi ve matematiğe yoğun bir ilgi göstermiş ve onun döneminde Semerkand bir ilim yuvası haline gelmiştir. Uluğ Bey tarafından yaptırılan, inşasına 1417’de başlanan ve 1421’de bitirilen Semerkand Medresesi uzun yıllar her çeşit bilim, eğitim ve öğretimin merkezi olmuş ve ölümüne değin faaliyetlerini sürdürmüştür. Aynı zamanda kurduğu bu medresede kendisi de eğitim alarak, kendisini yetiştirme gayreti içerisinde olmuştur. Zamanının çoğunu bilim adamları ile geçiren Uluğ Bey çevresine Kaşi, Kadızadei Rumi gibi pek değerli bilim adamlarını toplamıştır. Bu medreseden sonra bir de gözlemevi kurmuştur ki; burası yüksek matematik ve gökbilim akademisi niteliğinde bir yer olup; burada elde edilen sonuçlar uzun yıllar geçerliliğini sürdürmüştür. Bu gözlemevinde yapılan çalışmalar Uluğ Be Zici adlı astrnomi kataloğunda toplanmıştır (Zic; yıldızların büyüklüğünü ve yerini göstermek için astronomların hazırladıkları kataloglara denir.). Bu zic hem doğuda hem de batıda astronomlar tarafından 17.yüzyıla kadar kullanılmıştır.

uluğ bey

Uluğ Bey ve oğlu Abdullatif arasındaki taht mücadelesinin başlamasında aslında Uluğ Bey’in bilimsel kimliği de etkili olmuştur. Öyle ki astrolojiye meraklı olan Timur’un torunu, oğlu tarafından öldürüleceği kendisine söylenince Abdullatif’i kendisinden uzak tutmuş ve bu da aralarının açılmasına sebep olmuştur. Buna ilave olarak Herat fethedildiği zaman Abdullatif’in yardımlarını görmezden gelerek fetihnamaye bu yardımları küçük oğlu Abdulaziz’in yardımı olarak kaydettirmiş ve bu da Abdullatif ile aralarının daha da açılmasına sebep olmuştur. Uluğ Bey’in bütün bu tavırlarından sonra Abdullatif bir ordu toplayarak isyan bayrağını açmış ve babası ile savaşmıştır. Ceyhun yakınında yapılan bu savaşta Uluğ Bey oğlunu yenmiştir. Fakat akabinde yapılan bir ikinci savaşta oğluna yenilmiş ve küçük oğlu Abdulaziz ile birlikte esir düşmüştür. Ve nihayetinde kurulan bir mahkeme neticesinde ikisi de ölüme mahkum edilmişler; böylece de Uluğ Bey’in ömrü- hikayesi 1449’da son bulmuştur.

Betimsel bir yazınsal tarzında siyasal ve bilimsel bağlamda ele alınan Uluğ Bey, adını günümüze taşıyan ve daha ötelere taşıyacak olan bilimsel faaliyetlerde bulunarak; bilimin, insanlığın gelişmesinde az olsun ya da çok olsun bir rol oynamıştır. Fakat bilimde oynanan bu rolün devlet yönetiminde pek de başarılı olduğu söylenememekle birlikte; Uluğ Bey taht rüzgarına kapılarak dönem hükümdarlarıyla benzer bir kaderi yaşamıştır. Kim bilir belki de Uluğ Bey kendini bilime mi yoksa devlete mi adaması gerektiğine karar vermiş ve bunun yükünü kaldıramamıştır.

Yazar Hakkında

Ahmet Suat

Ahmet Suat

Mesleki olarak coğrafya bilimi ile uğraşmaktayım. Ve bunun yanında her zaman meraklısı olduğum genel kültür ile ilgili ufak şeyler karalamaktayım....

Yorum Yaz